25 Haziran 2008 Çarşamba

En iç sıkan kelime:Ahlak

Geçenlerde İsmet Berkan yazmıştı, "din olmadan ahlak mümkün mü?" gibi birşey. Hala neyi tartışıyoruz of ki of deyip geçmiştim. Dün de DD'de gördüm, Mustafa Akyol da yazmış din olmadın ahlakın olup olmayacağı hakkındaki mühim meseleyi! Lütfetmiş, dinsiz insanların da pekala ahlaklı olabileceğini buyurmuş. Çok teşekkür ediyoruz kendisine.
Ama en çok vurulduğum, şu kısım oldu:
"Bu çok önemli, çünkü “benim herhangi bir dini inacım yok” diyen insanların çoğu da, aslında topluma sinmiş olan din kökenli ahlaki değerlere inanıyor. İsveçliler bugün çok seküler olabilirler, ama inandıkları ahlaki değerler aslında Hıristiyanlık’tan süzülerek gelmiş şeyler."

Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Sanki "topluma sinmiş din kökenli ahlak"a bayılıyormuşuz gibi. Sanki Hristiyan ahlakı matah birşeymiş gibi. İsveçlilerin inandıkları değerler "hristiyanlıktan"süzülüp gelsin kabul, peki hristiyanlığa pagan dönemden süzülüp gelenler? Pagan döneme din-devlet öncesi büyü toplamlarından süzülüp gelenler?
Sadece süzülüp gelmeyle mi oluyor iş? Roma ahlakı ve Hristiyan ahlakı aynı mı yani?
Anaerkil toplumlarda cinsellikle ilgili bir "ahlak" kriteri yoktu mesela, pagan toplumlarda da farklı bir algılayış hakim,
ahlak kriteri bekaret kemerine nasıl indirgendi o halde? Ahlak, içinde bulunulan zamana, mekana karşın değişmeden kalan birşey mi? Ekmek çalmanın "ahlaksızlık" kabul edildiğini varsayalım(ki öyle), insanları ekmek çalmaya mecbur edecek bir sistemin parçası ve yapı taşlarından olmak "ahlaklı"mı yani?

Fahişelik yapmak ahlaksızlık ama evliliği bir sigorta senedi, iş kurumu olarak görmek ahlaklı.
"Ahlaksız gözükmemek" için bin türlü hileye ve dalevreye yönelten iki yüzlü bir oyun.
Evlenmeden önce dikilen bekaret zarı formülünde, kalıcılığında. (Avrupa'da bunu yapan onlarca Müslüman kadından biri şöyle diyor: neredeyse ölüm kalım meselesi gibi), Boşlukları doldurmakta insan zihni üzerine yok!
Açık saçık giyinmek, buyurgan ahlaksız bir davranış, elini penisine atarak yaz sıcağında tiril tiril giyinmiş kadınlara yalanarak bakmak ahlaklı. Giyinmeselerdi onlar da öyle.
İnsan öldürmek "ahlaksız", savaşlarda birini öldürmek ahlaklı. Hele bir de cihatsa sevap.
Bir can almak en büyük günahsa, neden savaşların normalleştirildiği bir dünya tezahüründe yaşıyoruz?
Ahlaklı hanımefendilerin. beyefendilerin takıları, arabaları, kredi kartları mi kurtaracak dünyayı, durduracak küresel ısınmayı?
Biri daha az zina yaptı diye mi açlıkla mücadele edilecek?
Eski Yunanlılar köleliği yadırgamazdı, biz de başka şeyleri yadırgamıyorumuz ve hala ahlaktan bahsedebiliyoruz.

Ahlaklı olan nedir allahasen, biri açıklasın ahlak nedir?
Ahlakı kiliseden, holding gibi çalışan cemaatlerden öğreneceksek, "genel ahlaka mugayyir" bulunup dernekler kapatılmaya çalışılacaksa(bkz.Lambda) "ahlaksız" olurum daha iyi.

Not:Bir kurum, kişi(tanrı) ya da devletten KORKARAK "iyi" veya "ahlaklı" olmaya çalışmak, hala ebeveynin(özellikle baba) cezasından korkan çocuk zihinli insanoğlunun yaratımı.

7 yorum:

Mister No dedi ki...

MA'nın dinsiz insan da ahlaklı olabilir ifadesi bir ilerleme bence. Önceden ateistim veya laikim diyen insan tasviri şöyleydi: İçki içer, eşini aldatır, eve sarhoş gelir eşini döver, çocukları uyuşturu kullanır,paraya çok değer verir vb.
İslami kesimin Minyeli Abdullah gibi filmlerini izlediysen böyle dinsiz tip tasvirlerine rastlarsın.
Bu tip tasvirler yapanlar da çoğunlukla kendi cemaatinden çıkamamış asosyal tiplerdir. Dindar kesim sosyalleştikçe gerçekleri görüyor. Dinsiz adam da ahlaklı olabilirmiş diyebiliyor.
Dindar insan öbür Dünyadan korktuğu için ahlaklı davranmak durumundadır, ancak öbür Dünyada hataların affedilme ihtimali de var. bu ihtimal dindar insanı ahlaksız davranmaya sevkedebilir. Özellikle orta seviyedeki dindarları ve insanların çoğu böyledir.
Ateist insan öbür tarafta cezaya inanmaz, ama onu affedecek bir merci olmadığını da bilir. Yani ateistlerde affedilme umudunu hiç taşımazlar. Bu da onları her zaman olmasa da , iyi ahlaka sahip olmaya iter.

chelseay dedi ki...

Ahlak kavramına şöyle bir içerik verebilir miyiz?

Ahlak, empati duyabilme kabiliyeti ve bu kabiliyeti hayata geçirme arzusu ve eylemidir.

Mesela...

so snowqueen dedi ki...

"Ahlak, empati duyabilme kabiliyeti ve bu kabiliyeti hayata geçirme arzusu ve eylemidir. "

Evet bu güzel bir açaklama ama neyin "empati duyulabilecek" olduğu konusunda iş gene karışacaktır. Karşınızdakinin veya onun yakınlarının yaşadıklarına, hissettiklerine duyduğunuz empati
birine zarar vermekten geri çekebilir insanı.

Ama gündelik hayatta pek öyle yürümüyor iş,
sığ, basit ahlak kalıpları etrafında şekilleniyor.
Malena diye bir film vardı, savaş zamanlarında İtalya'da dur bir kadın, çektiği para sıkıntıları sonucu fahişelikle geçimini sağlamaya başlıyordu,
tek geçim kaynağının "erkek" olduğu bir ortamda
gazyağı bittiğinde gene "erkeklere yönelmek" olması da empati duyulabilir bir olay olmalıydı o halde, oysa kasaba kadınları dul hanım kızımıza
bir güzel meydan dayağı çekiyorlardı.

Smart Learning Hub dedi ki...

konular çok birbirin geçmiş. Bir de genellemelere gitmişsin. Mesela açık giyinmeye karşı olan biri elini cinsel organına götürüp izlerken ahlaksız değil demişsin. Bunu herkes mi yapıyor? Sokaktaki sıradan bir insanın tavrını nasıl bir kesime yükleyebilirsin?
Ahlak, bence ilk olarak yalancı olmamak ve doğruları söylemekle başlar. Peygamber Efendimiz döneminde El-Emin yani güvenilir bir kimse olarak anılırdı. Yani, elinden dilinden ve iffetinden emin olunan kimse. Hiç yalan söylediğine şahit olunmamıştı. Peygamberlik geldiğinde insanlar bu adam büyücü diyebildiler. Günümüzde dindar kimse ahlaklıdır genellemesi de yanlış olabilir. Ama dindar kimse Peygamber Efendimizi eğer kendine rehber edimişse, en azından ahlaklı olma gayreti içindedir denebilir. Bunun dışında dindar olmayan kimse de ahlaklı olabilir. Ama dindar kimse, bir örnek şahıs olarak Peygambere öykünmektedir ki bu da onun önünde bir timsal olması anlamında daha objektif bir ahlak kriterine sahip olduğunu gösterir.

so snowqueen dedi ki...

@compir

Muhammed'in ahlak anlayisina öykünüldüğü zaman bugün "genel ahlaka mugayyir" olanı nasil tanimlayacağiz?
Mİsal Lambda'nin "genel ahlaka mugayyir" bulunup kapatilma istemi Muhammed'in ahlak anlayisla
çatisir mi çatismaz mi bunun tek bir cevabi olabilecek mi?

burakadam dedi ki...

Ahlak göreceliliğin dibinde yaşayan bir olgu bile olmayan dolayısıyla bir kavramsa; ahlakı tartışmak fuzuli, bu benim kanım. O yüzden oturup dinmiş, bilmem neymiş, ordan bunlar kalmış, burdan bunlar eklenmiş, yok böyle bir şey.

Fakat bu görecelilikte benim ahlak tanımım; saydamlık. Kişi ne yapıyorsa yapsın, yaptığı gibi görünüyorsa, kısacası oynamıyorsa ahlaklıdır çünkü bu relativitenin parametresi olmayan bir kavramla açıklayabiliriz ancak ahlakı. Mesela bir toplama işleminde, x de y de dolayısıyla sonuç da değişebilir fakat toplama hep aynı şekilde yapılır. Birine biri eklenir ve sonuç çıkar ortaya. Saydamlık da toplama nosyonu gibi birşey olsa gerek, parametrelere göre hiçbir zaman değişmeyen.

Levent Cetin dedi ki...

Gercekten benim de icime darallar cokuyor. Herhalde ortaokul birinci sinifta aklimiz okulun bahcesindeyken, bize Ahlak dersine gelen o nursuz adamin yuzunu hatirliyorum.

Toplumsal yasam kurallari; empati, bireysel haklar, beraber yasamin gerekleri gibi daha oznel kavramlarla aciklanirken cok genel ve muglak bir kavram olan ahlaka indirgemek ne sacma.

Cocugumu yetistirirken birilerinin kurallarini ogretmektense "su davranis sana yapilsa nasil hissederdin" ile empatinin temellerini atmayi tercih ediyorum.

Hem cok goreceli. Benim yanimda isteyen istedigi kadar gegirsin rahatsiz olmam mesela. Bu yuzden "ogretilmese" kimsenin de rahatsiz olacaginiz sanmam.

Elektrik, vergi, su calinmasinin bu derece yaygin oldugu bir ulkede bu derece ahlaktan bahsedilmesi de ilginc.

Dindarlar iyiligin ve kotulugun tanri tarafindan verildigine inandiklarindan ahlak anlayislarini bunun cevresinde olusturarak sosyolojik bir gercegi iyilik ve kotuluk arasina indirgiyorlar genelde. Oysa iyilik ve kotulugun tanimini bile yapmak hic de kolay degil.

Blog Arşivi

Hakkımda

Fotoğrafım
Türkiye
sebnemersin@gmail.com